9 Kasım 2012 Cuma

KÜRK MANTOLU MADONNA-SABAHATTİN ALİ






..."İnsanlar nedense daha ziyade ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar.Dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak,muhakkak ki,dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır." sf 11

"İnsanlar arasındaki münasebetleri tanzim eden ne kadar gülünç,ne kadar dıştan,ne kadar boş ve bilhassa asıl insanlıkla ne kadar az alakası olan şeylerdi..." sf16

"İnsanları,kendi cinslerinden biri üzerinde kudret ve salahiyetlerini denemek kadar tatlı sarhoş eden ne vardır?Hele bunu yapmak fırsatı,birtakım ince hesaplar dolayısıyla,ancak muayyen bazı kimselere karşı kendini gösterirse" sf20

"Şimdi onun sarsılmaz sükunetini,insanlar ile münasebetlerindeki garip çekingenliğini gayet iyi anlıyordum.Etrafını bu kadar iyi tanıyan,karşısındakinin ta içini bu kadar keskin ve açık gören bir insanın heyecanlanmasına ve herhangi bir kimseye kızmasına imkan var mıydı?Böyle bir adam,önünde bütün küçüklüğü ile çırpınan biribirine karşı taş gibi durmaktan başka ne yapabilirdi? Bütün teessürlerimiz,inkisarlarımız,hiddetlerimiz,karşımıza çıkan hadiselerin anlaşılmadık,beklenmedik taraflarınadır.Her şeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?"
sf 23

"Gülünecek bir tarafım olmadığını biliyordum.Fakat bunlar da,o yaşlardaki her kof insan gibi,ilk rastladığının suratına gülmeyi bir nevi üstünlük alameti sayanlardandı."sf 28

"Dünyanın en basit,en zavallı,hatta en ahmak adamı bile,insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık ruha maliktir!" sf 37

"Bir ecnebi dil öğreneceğimi , bu dilde kitaplar okuyacağımı ve asıl ,şimdiye kadar sadece romanlarda rastladığım insanları işte bu "Avrupa"da bulacağımı tahmin ediyordum.Zaten muhitimden uzak duruşumun,vahşiliğimin bir sebebi de kitaplarda tanıştığım ve benimsediğim insanları muhitimde bulamayışım değil miydi?"sf 51

"Kendimi bildim bileli,bütün günlerimi,haberim olmadan ve nefsime itiraf etmeden,bir insanı aramakla geçirmiş ve bu yüzden bütün diğer insanlardan kaçmıştım." sf62

"Dünyada bana hiçbir şey, tabiattan melül bir insanın zorla gülmeye çalışması kadar acı gelmemiştir." sf71

"Sonra meçhul bir düşmanıyla kavga ediyormuş gibi hırçın bir sesle devam etti:"Dünyada sizden,yani bütün erkeklerden niçin bu kadar çok nefret ediyorum biliyor musunuz?Sırf böyle en tabii haklarıymış gibi insandan birçok şeyler istedikleri için...Beni yanlış anlamayın,bu taleplerin muhakkak söz haline gelmesi şart değil...Erkeklerin öyle bir gülüşleri,elleri kaldırışları,hülasa kadınlara öyle bir muamele edişleri var ki... Kendilerine ne kadar fazla ve ne kadar aptalca güvendiklerini fark etmemek için kör olmak lazım.Herhangi bir şekilde talepleri reddedildiği zaman düştükleri şaşkınlığı görmek ,küstahça gururlarını anlamak için kafidir.Kendilerini daima bir avcı,bizi zavallı birer av olarak düşünmekten asla vazgeçmiyorlar.Bizim vazifemiz sadece tabi olmak itaat etmek istenilen şeyleri vermek... Biz isteyemeyiz,kendiliğimizden bir şey vermeyiz...Ben bu ahmakça ve küstahça erkek gururundan tiksiniyorum."sf 82

"Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hala kabul edemiyor musunuz?Bütün yakınlaşmalar,bütün birleşmeler yalancıdır.İnsanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler,üst tarafını uydururlar;ve günün birinde hatalarını anlayınca ,yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar.Halbuki mümkün olanla kanaat etseler,hayallerindekini hakikat zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz.Herkes tabii olanı kabul eder ,ortada ne hayal sükutu,ne inkisar kalır bu halimizle hepimiz acınmaya layıkız;ama kendi kendimize acımalıyız.Başkasına merhamet etmek,ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki,ne kendimizi bu kadar büyük,ne de başkalarını bizden zavallı görmeye hakkımız yoktur."sf 93

"Bilhassa tahammül edemediğim bir şey ,kadının erkek karşısında her zaman pasif kalmaya mecbur oluşu...Neden?Niçin daima biz kaçacağız ve siz kovalayacaksınız?..Niçin daima biz teslim olacağız ve siz teslim alacaksınız?Niçin sizin yalvarışlarınızda bile bir tahakküm ,bizim reddedişlerimizde bile bir aciz bulunacak?"sf97

"Hiçbir kadın ,ihtiras halindeki bir erkek kadar aciz ve gülünç olamaz.Buna rağmen bu hallerini bir kuvvet tezahürü zannedecek kadar yersiz bir grurları vardır."sf98

"Sonra ben tabiatı çok severim...Tabii olmayan şeylere karış her zaman çekingen davranırım... Bunun için muhakkak bir erkeği sevmem lazım geldiğine inanıyorum...Ama sahiden bir erkek...Hiçbir kuvvete dayanmadan beni sürükleyebilecek bir erkek...Benden bir şey istemeden bana hakim olmadan,beni tezlil etmeden beni sevecek ve yanımda yürüyecek bir erkek...Yani hakikaten kuvvetli,tam bir erkek..." sf98

"Pansiyona adeta koşarak döndüm.Hiçbir şey düşünmek, hiçbir şey hatırlamamak istiyordum.Bu gecenin hadiseleri onlara hatıralarımla bile dokunmaktan ürkecek kadar kıymetliydiler." sf105

"Demek ki insanlar birbirine ancak muayyen bir hadde kadar yaklaşabiliyorlar ve ondan sonra,daha fazla sokulmak için atılan her adım daha çok uzaklaştırıyor." sf120

"Bir kadının bize her şeyini verdiğini zannettiğimiz anda onun hakikatte bize hiçbir şey vermiş olmadığını görmek,bize en yakın olduğunu sandığımız sırada bizden,bütün mesafelerin ötesindeymiş kadar uzak bulunduğunu kabule mecbur olmak acı bir şey." sf122

"Eğleniyorlardı.Yaşıyorlardı.Ve ben kafamın içine ve yalnız kendi ruhuma kapanmakla onların üstünde değil,altında bulunduğumu anlıyordum.Şimdiye kadar zannettiğim gibi,kitleden ayrılmanın bir hususiyet,bir fazlalık değil,bir sakatlık demek olduğunu hissediyordum.Bu insanlar dünyada nasıl yaşamak lazımsa öyle yaşıyorlar,vazifelerini yapıyorlar,hayata bir şey ilave ediyorlardı." sf124




1 yorum:

  1. "Dünyada bana hiçbir şey, tabiattan melül bir insanın zorla gülmeye çalışması kadar acı gelmemiştir." Ne de güzel söylemiş..

    YanıtlaSil