Albert Camus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Albert Camus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2016 Pazar

SÜRGÜN VE KRALLIK

İlk Adam

"Gerçekten de yokluktan korunmak gerekir.Ama en basit gereksinim olmayan şey karşısında nereye sığınılacaktı?"

"Marcel ondan uzaklaşmak ister gibi biraz kımıldadı.Hayır,kendisini sevmiyordu o,kendisi olmayandan korkuyordu yalnızca,kendisi de o da çoktan birbirinden ayrılmalı,sonuna dek yalnız uyumalıydılar.Ama kim her zaman yalnız uyuyabilir?Yalnız birkaç adam yapar bunu,iç çağrının ya da mutsuzluğun ötekilerden kopardığı ve  artık her gece ölümle aynı yatakta yatan adamlar."

"Alanı olmayan bir meslek,köşeye sıkışmışlardı işte,boyun eğmek gerekiyordu.Ama boyun eğmek de kolay değildi.Ağzı kapalı kalmak,gerçekten tartışamamak ve haftanın sonunda size verilmek isteneni ve gittikçe daha yetersiz duruma düşeni almak üzere,her sabah, gittikçe artan bir yorgunlukla aynı yolu tepmek zordu."


İLK ADAM

İlk Adam

" Örneğin,şöyle diyelim,tutumlusunuz.Cimrilikten değil,korkudan,yoksun kalma korkusundan.Gene de büyük bir kusur,genellikle hoşlanmadığım bir kusur.Ama,en önemlisi,başkalarının art düşüncelerinden kuşkulanmaktan kendinizi alamıyorsunuz.İçgüdüyle,tümüyle çıkardan uzak duygulara inanamıyorsunuz."

"Hayır,cömert değilim.Zamanım,çabalarım,yorgunluğum konusunda cimriyim,Bu da beni tiksindiriyor.Ama söylediğim doğru.Siz bana inanmıyorsunuz,bu da üstün bir insan olmanıza karşın,sizin kusurunuz ve gerçek güçsüzlüğünüz."

"Gençken,insanlardan verebileceklerinden fazlasını isterdim:sürekli bir dostluk,kesintisiz bir coşku.Şimdi verebileceklerinden daha azını istemesini öğrendim:tümcesiz bir yoldaşlık.Ve coşkuları,dostlukları,soylu davranışları benim için tansık değerlerini tümüyle koruyor :eksiksiz bir tanrısal iyilik etkisi."


SİSİFOS SÖYLENİ

Sisifos Söyleni


"Düşünmeye başlamak için için yenmeye başlamaktır.Bu başlangıçlarda toplumun fazla bir etkisi yoktur.Kurt insanın yüreğindedir.Yürekte aramak gerekir onu.Yaşam karşısında uyanıklıktan ışık dışına kaçışa götüren bu ölümcül oyunu izlemek ve anlamak gerekir."

"Mantıklı olmak her zaman kolaydır.Sonuna kadar mantıklı olmaksa,nerdeyse olanaksız bir şey.Kendi ellerinden ölen insanlar böylece duygularının eğimini sonuna kadar izlerler."

"Sevmekle iş bitseydi, her şey fazlasıyla basit olurdu."



21 Temmuz 2016 Perşembe

DÜŞÜŞ

Düşüş

"Keyfinin kralı olmak,koca hayvanların ayrıcalığıdır."

"İnsanın karakteri olmadı mı ,bir yöntem bulması gerek."

"Toplumumuzda tutku yerine geçen açgözlülük her zaman güldürmüştür beni."

"İnsan böyledir,aziz bayım,iki yüzü vardır onun.Kendini sevmeden sevemez."

"Hemen her istediğim zaman amaçlarıma ulaşıyordum.Bende belli bir çekicilik buluyorlardı.Düşünün bir!Çekicilik nedir,bilirsiniz:Açık hiçbir soru sormadan bir çeşit evet yanıtı alma biçimi."

"Kuşkulu olmaktan çıkmak için,düpedüz var olmaktan çıkmak gerekir."

"Tek savunma gösterisi kötülüktedir.O zaman insanlar yargılanmamak için yargılamaya koşarlar."


YOLCULUK GÜNLÜKLERİ

Yolculuk Günlükleri

"Gövdemden olduğu kadar yüreğimden de rahatsız,ama iki gün sonra düşüncelerimin değişeceğini çok iyi bilerek yatıyorum."

"Korkunç bir bırakılmışlık duygusu.Dünyanın bütün varlıklarını göğsüme sarsam bile,kendimi hiçbir şeyden koruyamazdım."

"İntihara izin verilecekse,bir adamın bir aile ortamına çok geldiği ve yaşamıyla rahatsız ettiği kişilere,ölümüyle dirlik düzenlik getireceği durumlarda verilsin."

"Dört kişiyi geçince topluluk bana dayanılmaz gelir."


DÜĞÜN BİR ALMAN DOSTA MEKTUPLAR

Düğün ve Bir Alman Dosta Mektuplar

"Olduğumuz şey olmak,kendi derin ölçümüzü bulmak o kadar da kolay değil."

"Mutluluk denilen şey burada anlıyorum: ölçüsüzce sevme hakkı.Bir tek aşk var bu dünyada."

"Bu yaşamı vazgeçişle seviyor ve ondan özgürce söz etmek istiyorum: Bana insan koşulumun gururunu veriyor."

"Bize gururdan o denli söz edildi ki! Bilirsiniz,gurur Şeytan "ın günahıdır.Sakının diye haykırırlardı,kendinizi yitirirsiniz,güçlerinizi de."

"Bir yaşama zamanı vardır,bir de yaşandığına tanıklık etme zamanı.Bir de yaratma zamanı vardır,bu da o kadar doğal değildir.Tüm bedenimle yaşamak ve tüm yüreğimle tanıklık etmek yeter bana."

"Kıskancım; çünkü yaşamı,bencil olmayayım,diyemeyecek kadar fazla seviyorum."

"Bir kentle paylaşılan aşklar,gizli aşklardır çoğu zaman.Paris,Prag,hatta Floransa gibi kentler kendi üzerlerine kapanmışlardır,böylece kendilerine özgü dünyayı sınırlarlar."

"Yüreğe güven verecek gerçekler çok da fazla değildir."

"Kahramanlık pek öyle önemli bir şey değil,mutluluk daha zor bir iş."

23 Haziran 2013 Pazar

ALBERT CAMUS-MUTLU ÖLÜM



"Gökten yol alan küçük bir uçağın hafif mırıltısı iniyordu yere.Havanın bu ışıl ışıllığı,göğün bu verimliliği altında,insanların tek ödevi,yaşamak ve mutlu olmak gibi görünüyordu."sf28

"-Yoksulsunuz,Mersault. Bıkkınlığınızın yarısı buna dayanıyor.Öteki yarısıysa yoksulluğu saçma bir biçimde kabul etmenize." sf53

"Yalnız zaman gerekiyor mutlu olmak için.Çok zaman.Mutluluk da uzun bir sabırdır zaten.Ve çoğu kez,para aracılığıyla zaman kazanmak gerekirken,yaşamımızı para kazanarak tüketiyoruz." sf59

"-Öyle bir gün geliyor ki,insan olması gerektiği yerde olmak istiyor.Ama kimi kez yaşamak için,intihar etmekten daha çok cesaret gerektiyor." sf68

"Yaşamak için zaman gerekir.Her sanat yapıtı gibi yaşam da üzerinde düşünmeyi gerektirir." sf85

"İnsan her gün sevincini ele geçirmek zorundaydı." sf95

"İnsan insanın gücünü azaltır.Dünyaysa o gücü dipdiri bırakır." sf96

"Dünya her zaman ancak bir şey söyler:Önce hoşa gider, daha sonra bıktırır.Ama tekrarlar sayesinde başarıya ulaştığı bir an gelir ve direnmesinin ödülünü alır." sf107

"İyi günlerde yaşama güvenmek,onu da iyilikle karşılık vermek zorunda bırakır." sf108

"Gerçekten de dünyaya onun anlayabileceği bir yüz sunmak yeterli.Gerisi tembellik ve korkaklık.Bağımsızlık,ucuzundan birkaç iç dökme sözcüğüyle kazanılır." sf112

"Hiçbir zaman vazgeçme,Catherine.İçinde öyle çok şeye sahipsin ki,hepsinden soylusu da mutluluk duygusu taşıyorsun.Yalnızca bir erkeğin yaşamını bekleme.Onca kadın bunun için yanılıyor.Sen yaşamı bizzat kendinde ara." sf114

"İnan bana,büyük acı yoktur,büyük pişmanlıklar,büyük anılar yoktur.Her şey unutulur,büyük aşklar bile.Yaşamda aynı anda hüznün ve coşkunluğun bulunuşu bundandır.Olayları görmenin ancak belli bir yolu vardır ve zaman zaman ortaya çıkar.İşte bunun içindir ki,yaşamında büyük bir aşka,mutsuz bir tutkuya sahip olmuş olmak yine de iyidir.Bu en azından bizi çökerten nedensiz umutsuzluklar için bir korunmadır." sf118

"Nasıl ki sanatta bir noktada durmayı bilmek gerekir,bir yontuda artık dokunulmaması gereken bir an her zaman gelir ve bu açıdan akılla açıklanamayan bir istenç,öngürünün en incelikli olanaklarından daha çok işe yararsa, bir yaşamı mutluluk içinde tamamlamak için de akılla açıklanamayan küçücük bir şey gerekir.Olmayanlar,onu elde etmeli." sf124

"Daha uzun ya da kısa süre mutlu yaşanmaz.Mutlu olunur!Bir nokta! Ve ölüm de hiçbir şeyi engellemez- o da bir mutluluk kazasıdır bu durumda." sf 132

"Ölme korkusu,insanın içindeki yaşayan şeye olan sınırsız bağlanmayı açıklıyordu." sf146

"Ve ölüm,boş yere susuzluğunu gidermeye çalışan yolcuyu,sonsuzluğa dek sudan yoksun bırakma davranışı gibiydi." sf 146

23 Mayıs 2013 Perşembe

ALBERT CAMUS-YABANCI









"İnsan ne de olsa daima biraz kabahatlidir." sf25

"Benim pijamalarımdan birini giymiş,kollarını sıvamıştı.Gülünce onu yine arzuladım.Biraz sonra, onu seviyor muyum diye sordu.Ona bu sorunun manasız olduğunu söyledim,galiba hayır diye de ekledim.Mahzunlaştı.Ama öğle yemeğini hazırlarken hiç yoktan öylesine güldü ki onu öptüm..."sf38

"Hayatımda bir değişiklik yapmak ilgimi çekmiyor mu diye sordu.Ben de,insanın hiçbir zaman hayatını değiştirmediğini,her hayatın birbirine benzediğini,oradaki hayatımdan şikayetçi olmadığımı söyledim."sf43

"Annemi elbette çok severdim; ama bu bir şey ifade etmezdi  ki.Sağlıklı bütün insanlar,sevdiklerinin ölümünü az çok arzu etmiştir." sf62

"Hiçbir zaman söyleyecek fazla sözüm yoktur,onun için susarım."diye cevap verdim." sf64

"Ben yarım yamalak dinlediğim bir adamı başımdan savmak istedim mi,ona hak veriyormuş gibi yaparım,bu sefer de öyle yaptım."sf66

"Tutukluğumun başlangıcında en zoruma giden şey,kafamda hala özgür adam düşüncelerinin bulunmasıydı.Mesela birdenbire bir plajda olmayı, denize doğru ilerlemeyi istiyordum.Ayaklarımın altında ilk dalgaların seslerini,vücudumun suya girişini ve bundan duyduğumu ferahlığı zihnimden geçirince aniden hapishane duvarlarının nasıl da dar olduğunu hissediveriyordum. Fakat bu ancak birkaç ay sürdü.Sonraları,sadece mahkumlara özgü düşünceler besler oldum.Bahçede yapacağım günlük gezintiyi ya da avukatımın ziyaretini bekliyordum.Zamanımın geri kalan kısmını gayet iyi düzenlemiştim.O zamanlar sık sık şöyle düşündüm; beni kuru bir ağacın gövdesine hapsetseler de başımın üstündeki gök parçasına bakmaktan başka yapacak işim olmasa da yavaş yavaş ona da alışacaktım. Kuşların geçişlerini,bulutların birbirlerine rastlayışlarını bekleyecektim,nitekim burada da avukatımın acayip kravatlarını görmek için,başka bir alemde de Marie"yi kollarımın arasına almak için cumartesiye kadar sabrediyordum.Halbuki iyi düşünülürse kuru bir ağacın gövdesi içinde değildim.Benden daha mutsuz olanlar da vardı.Zaten annem de böyle düşünürdü; sık sık, insanın sonunda her şeye alışacağını tekrarlardı."sf72

"Bir tek gün dışarıda yaşamış olan bir kimse,hiç zahmetsiz yüz sene hapiste kalabilir."sf74

"Hayır, çıkar bir yol yoktu ve kimse hapishanelerdeki akşamların nasıl olduğunu tasavvur edemezdi."sf76

"Annem hep insanın tam anlamıyla mutsuz olamayacağını söylerdi."sf102






4 Kasım 2012 Pazar

ALBERT CAMUS-TERSİ VE YÜZÜ




"Bir yaşamın sonunda,yaşlılık bulantılarla gelir.Her şey artık dinlenilmez olmakla son bulur." sf34

"Birdenbire anlar ki yarın da böyle olacaktır,öbür gün de . Tüm öteki günler de .Ve bu çaresiz buluş ezer onu. İşte böyle düşünce öldürür insanı.Bunlara katlanamadığı için öldürür insan kendini ya da gençse tümceler kurar." sf 35

"Ölüm herkesin başında ama herkesin ölümü kendine göre.Olsun, güneş gene de ısıtıyor kemiklerimizi" sf38

"Ve tüm bu aşkı yeniden yaratmak için, tek ama yeterli bir ayrıntı vardır elimizde: fazlasıyla uzun zaman kapalı kalmış bir oda kokusu ,yolda garip bir ayak sesi.Benim için de böyle. O zaman kendimi vererek seviyorsam ,yalnız aşk bizi kendimize getirdiğine göre en sonunda kendi kendimdim." sf39

"Kendi kendimize döneriz.Sıkıntımızı duyarız,böyle daha çok hoşlanırız kendimizden.Evet, mutluluk belki de budur .Acımalı mutsuzluk duygumuzdur." sf40

"Yoksullukta bir yalnızlık vardır, ama her nesneye değerini veren bir yalnızlık.Zenginliğin belirli bir noktasında, gökyüzü de , yıldızlarla dolu gece de doğal varlıklar gibi görünür. Ama basamakların dibinde ,gök tüm anlamını yeniden kazanır: paha biçilmez bir Tanrı armağını."sf 41

"Gidip ödevlerini yapsın.Çocuk ödevlerini yaptı şimdi pis bir kahvede şimdi bir adam. Önemli olan da bu değil mi yok inanmamalı buna, öyle ya ödevlerini yapmak ve bir adam olmayı kabul etmek, yalnızca yaşlı olmaya götürür insanı" sf43

"Açık görüşlülüğe gereksinimim var evet her şey basit. İnsanlar karıştırıyor işleri." sf48

"Sıkılmadığım bir ülke bana hiç bir şey öğretmeyen bir ülkedir". sf 51

"Işık ve yaşam aşkımı o anlatmak istediğim umutsuz deneyime olan gizli bağlılığımdan pek ayıramam.Anlamışsınızdır, ben seçmeye boyun eğmek istemiyorum.Cezayir kentinin dışında, kapıları kara demirden küçük bir mezarlık vardır.Sonuna kadar gidildi mi vadi görünür ,vadinin ardında da körfez. Denizle birlikte göğüs geçiren bunun karşısında uzun uzun düşlere dalınabilir. Ama insan geldiği yoldan geri dönerken,bakımsız bir mezarda "Tükenmez Üzüntüler "diye bir yazı bulur.Bereket versin idealistler var da her şeyi yoluna koyuyorlar." sf60

"Kahveler ve gazeteler olmasa yolculuk etmek güç olurdu.Kendi dilimizde basılmış bir kağıt, akşam vakti insanlarla dirsek dirseğe gelmeye çalıştığımız bir yer, kendi çevredemizdeyken biz olan, ama uzakta bize öylesine yabancı görünen adama alışılmış bir devinimle öykünmemizi sağlar. Öyle ya ,yolculuğun değerini oluşturan şey korkudur. Yolculuk benliğimizdeki bir tür iç dekoru yıkar. Hile yapmak, yani büro ve şantiye saatlerinin (bizi sert bir biçimde ayaklandıran ama yalnız olmanın acısından da çok iyi koruyan bu saatlerin)ardına gizlenmek olanaklı değildir artık. Bu yüzden kahramanlarımın "bürodaki saatlerim olmasaydı halim ne olur du? ya da "karım öldü ama bereket versin ki tamamlanacak bir sürü evrak var yarına." diye konuşacakları romanlar yazmak gelir hep içimden. Yolculuk bu sığınaktan yoksun bırakır bizi. Sevdiklerimizden, dilimizden uzakta kalınca, tüm desteklerimizden kopup maskelerimizden yoksun kalınca (tramvay saatlerini bilmezsiniz, her şey de böyledir) kendi kendimizin yüzeyindeyizdir tümüyle."syf 63

"İyi biliyorum ki yanılıyorum,benimsenilmesi.tanınması gereken sınırlar vardır. Yaratırsa böyle yaratır insan. Ama sevmenin sınırı yoktur ve ben her şeyi kucaklayabildikten sonra, iyi sarılamasam da ne çıkar?" sf 66

"Yaşam kısadır ve insanın zamanını yitirmesi günahtır.Canlı bir insanım, öyle derler. Ama canlı olmak da insanın canlılıkta kendini yitirdiği ölçüde gene zamanını yitirmesidir. Bugün bir duruştur ve yüreğim kendi kendini karşılamaya gidiyor." sf69

"Dünyaya sırt çevirmek isteyenleri bırakın.Benim yakındığım yok ,öyle ya kendi doğuşumu görmekteyim. Şu sıcak ve havanın derinliklerinden gelen bu soğuk : her şey gökyüzünün tüm doluluğunu ,acıma duyguma doğru boşalttığı bu pencerede yazılı olduğuna göre, ölen bir şey var mı ,yok mu insanlar acı çekiyorlar mı ,çekmiyorlar mı diye düşünmem gerekir mi ?Şunu söyleyebilirim, az sonra da söyleyeceğim: önemli olan insanca ve basit olmak. Hayır gerçek olmaktır önemli olan, hepsi girer bunun içine, insanlık da basitlik de. Ve ben dünya olduğum zaman değil de ne zaman daha gerçek olurum? Daha ben istemeden yerine getirilmiş her şeyim. Ölümsüzlük şuracıkta, bense onu umut ediyorumdum. Mutlu olmak değil artık dileğim, yalnızca bilinçli olmak "sf70

"Büyük yüreklilik ,ölüme olduğu gibi ışığı da gözlerimizi kırpmadan bakabilmektir. "sf70