5 Kasım 2012 Pazartesi
ANAYURT OTELİ-YUSUF ATILGAN
"Anahtarı alıp kapıyı açtı."At kestaneleri olur çantamda hep" demişti uzun boylu kız; elleri esmerdi."Esmer elliler iyi yüreklidir" der bir arkadaşım..."sf 53
"Köşeye pusmuştu.Mutfaktan,duvara asılı üç tavanın küçüğünü aldı;Kedi miyavladı.Diz çöküp gülümsedi;"Gel,gelsene,korkma" dedi yavaşça; sol elini bir şey verecekmiş gibi uzattı.Kedi kalktı; ağır ağır geldi,eline sürtündü.Ne çabuk unutuyordu hayvanlar." sf 59
"Yeryüzünde canlı kalmanın bir bakıma suç işlemeden olamayacağını bilmeyen,kendilerini suçsuz sanan insanlardan çekiniyor,utanıyordu." sf 96
"Bir oteli yönetmekle bir kurumu,geniş bir işletmeyi,bir ülkeyi yönetmek aynı şeydi aslında.İnsan kendini,olanaklarını tanımaya,gerçek sorumluluğun ne olduğunu anlamaya başlayınca bocalıyordu,dayanamıyordu.Ülkeleri yönetenler iyi ki bilmiyorlardı bunu;yoksa bir otel yöneticisinin yapabileceğinden çok daha büyük hasarlar yaparlardı yeryüzünde." sf 105
"Sağdı daha,her şey elindeydi.İpi boynundan çıkarabilir,bir süre daha bekleyebilir,kaçabilir,karakola gidebilir,konağı yakabilirdi.Dayanılacak gibi değildi bu özgürlük.Ayaklarıyla masayı itip aşağıya yuvarladı;bir boşluğa düşerken durdu.Gözleri,ağzı açık,bacakları gerilerek,çırpınarak,sallanırken kollarını kaldırıp başının üstünden ipi tutmaya uğraştı.(Ne oldu ? Yapmayı unuttuğu bir şeyi mi anımsadı birden? Ya da yeryüzünde tek gerçek değerin kendisine verilmiş bu olağanüstü yaşam armağanını korumak her şeye karşın sağ kalmak,direnmek olduğunu mu anladı giderayak?Yoksa bilinçsiz canlı etin ölüme kendiliğinden bir tepkisi miydi bu?) sf 108
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder