"... Keşke yalan da olsa dünyada adalet diye bir şeyin var olduğuna inanabilseydim ama inanamıyorum çünkü insan denen bu tuhaf yaratığı kötülüklerden uzak tutacak ne bir güç var ne de bir yasa." s9
"Gerçekler her zaman güzel olmayabilir bazen ne kadar az şey bilirsen o kadar iyidir." s45
"Evgenia böyledir işte.Birini sevdi mi, gülümsemesini,bedenini,ruhunu öylece bırakır ona,birini sevdi mi sonuna kadar inanır hayat acı deneylerle bunu yapmaması gerektiğini defalarca gösterse de insanlara inanmaktan vazgeçmez." s61
"Galiba yaşama en kolay en kestirme anlam bulma yolu bu; yani din belki de güvenliğimizle ilgili bir şey." s117
"Süryaniler bir ulusmuş başkomiserim diye anlatmaya başlıyor Zeynep notlarını kontrol ettikten sonra. Anavatanları Mezopotamya olarak kabul ediliyor. Kimileri, onları Arami olarak da adlandırıyor. Söylencelere göre bu halkın kökleri, ta Nuh peygamber"in oğlu Sam"a kadar uzanıyormuş. Büyük tufandan sonra Nuh Peygamber dünyayı üç oğlu arasında bölüştürmüş. Oğullardan Sam "a da Süryanilerin bugün oturdukları bölgede içinde olmak üzere büyük bir kara parçası vermiş. Sam "da bu toprakların bir bölümünü oğlu Aram" a bırakmış. Kendilerine Arami demelerinin nedeni bu. Aramilerin dini paganlıkmış ancak İsanın havarilerinden Aziz Petrus "un çabalarıyla Aramilerin bir kısmı Hırıstiyanlığı seçince kendilerini, putperest Aramilerden ayırmak için Süryani adını kullanmaya başlamışlar. Kimi kaynaklar ise, Süryani isminin kökenini, Mö 1400-1500 yılları arasında Antakya şehrini kuran, Arami kralı Sürrüse dayandırıyor." s120
"Orontes... yani asi ırmağının eski adı evet burası Orontes..."s127
"... Kadınlar bir erkeği sevince ama gerçekten sevince, tuhaf bir güç geliyor üzerlerine.Yıkıcı olduğu kadar yapıcı bir güç; o anda sizi öldürebilirler ya da sizin için gözlerini bile kırpmadan ölüme gidebilirler." s336
"Kütüphanenin ahşap kapısından içeri girince, yıllardır duymadığım bir koku karşılıyor bizi. Kağıtlar ile mürekkebin, karton ile tutkalın ,ahşap ile tozun buluşmasından hepsinin yıllanmasından oluşan bir koku. Babam medeniyetin kokusu, derdi buna. Sadece kütüphanelerde duyubileceğimiz bir koku." s371
"Dışarıdaki kalabalığın, gürültünün tersine, kütüphanenin içinde keskin bir sessizlik, derin bir huzur var. Camide ,kilisede, sinagogdaki gibi ama daha aydınlık ,öteki dünyadan çok bugüne ait bir huzur." s371
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder