"Özgürdüler.Kuşlar gibi özgür!Özgür!Büyük bir sözdü bu."
"En önemli şey konuşmaydı onlar için:Tutkulu bir söz alışverişi.Sevişmek ise küçük bir değişiklikti ancak."
"Kim bilebilirdi?Nasıl "evet" derdi insan? Birçok yıllar için? O bir solukta ağızdan çıkıveren küçücük "evet!" Neden kelebek gibi uçuveren bir sözcüğün kıskacında kıvransın insan?"
"Canı cehenneme!Bir adam,çaresizliğinin,ezikliğinin ticaretini yapabilirse eğer,ben de ne yalnız olduğumu,yıllar boyunca nasıl yalnızlık çektiğimi,daha buna benzer bir sürü palavrayı sıralayabilirim!Bir adamın,kendisini tanıtmak için çaresizliğinden,ezikliklerinden başka bir şeyi yoksa,canı cehenneme..."
"Unutmak mı?" dedi."Biliyorsun,hiç kimse unutmaz.Bir bellek sorunu değildir bu."
"Hepimiz böyle değil miyiz? İç sezgimizle vardığımız bilgileri,istem gücümüzü kullanarak bilincimizden uzak tutmaya çalışırız.Bu,bir korku durumuna ya da bir kuruntuya yol açarak,karşılaşacağımız sarsıntıyı on kat daha büyütür."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder