16 Eylül 2016 Cuma

KARA KİTAP



"Boğaz'ın sularının çekilmekte olduğunu fark ettiniz mi?Sanmıyorum.Bayram şenliğine çıkmış çocukların keyfi ve heyecanıyla birbirimizi öldürdüğümüz bugünlerde hangimiz bir şey okuyup dünyadan haberdar oluyor ki?"

"Korkutucu olan şey tıpkı yasaklanmış bir tarikatın sırları gibi, esrarın "ev kadını" denen o kimliksiz kişilerin hepsine bulaşması,ama onların böyle bir sırları, gizli törenleri,paylaştıkları bir suçları,sevinçleri ve tarihleri yokmuş gibi davranmaları,üstelik de bunu bir şey gizleme isteğiyle değil,bütün içtenlikleriyle yapmalarıydı."

"Babam insanımızın bir gün başkalarını taklit etmeyecek kadar mutlu olabileceğinden umudu kesmedi hiç!"

"Hiçbir şey hayat kadar şaşırtıcı olamaz" dedi gururla Saim,bu şaşkınlık ve sessizlik anında."Yazı hariç."

"- Polemiğe gir, ama karşındakinin canını yakabileceksen.
  - Polemiğe gir,ama patronu yanına çekebileceksen.
 -  Polemiğe gir ama paltonu yanına alabileceksen.
 - Az oku ama severek oku,çok ama sıkıntıyla okuyandan daha okumuş görünürsün.
 - Girgin ol, adam tanı ki,hatıran olsun da adam ölünce arkasından yazı yazarsın.
 - Sonra kelimesi zaten sanatı bilmeyen acemi yazarlar içindir.
 -Ama aşk nedir,bu konuda karar vermiş olmak gerekir.
 -Aşkı ara.
 -Aşkı sakla,çünkü sen yazarsın!
 -Aşk aramaktır.
 -Saklan ki bir sırrın olduğuna hükmetsinler.
 -Bir sırrın olduğunu sezdir ki kadınlar seni sevsinler.
 -Her kadın bir aynadır."

"Öğrendim artık: İnsanların çift yaratıldığını söyleyenler yanılıyorlar.Kimse kimseye benzemez."

"Hayat dertlerle doluydu,acılarla,biri bitince öbürü gelen,öbürüne alışırken bir yenisi bastıran ve yüzlerimizi birbirine benzeten derin acılarla.Birdenbire de gelseler, bu acıların çoktan beri yolda olduğunu biliyorduk biz,onlara kendimizi hazırlamıştık,ama gene de dert bir kabus gibi üzerimize çökünce bir tür yalnızlığa kapılıyorduk;başka insanlarla paylaştığımızı sandığımız zaman mutlu olacağımız umutsuz ve vazgeçilmez bir yalnızlık."

"Yıllardır,kendimi dışarıdan görürken kendime çekidüzen veriyordum.Kendimi dışarıdan görürken,"Evet,her şey yerli yerinde ," diyordum;kendimi dışarıdan görürken,"Yeterince benzemiyorum,"diyordum,"benzemek istediğim şeye yeterince benzemiyorum ya da "Benziyorum ama daha gayret etmeliyim," diyordum yıllardır ve sonradan yeniden kendimi dışarıdan görerek,"Evet,benzemek istediğim şeye benzedim sonunda!" diyordum mutlulukla,"Evet benzedim ve ben O oldum!" "Kimdi bu O?"

"Çok şey bildiğimiz sanıyor,ama hiçbir şey bilmiyorduk.
 Doğu Avrupa ve Amerika'daki Yahudilerin çoğunun Kafkaslar ve Volga arasında bin yıl önce hüküm süren Yahudi Hazar devleti ahalisinden geldiğini biliyorduk mesela.Hazarların aslında Yahudiliğe geçen Türkler olduğunu da biliyorduk.Ama bilmediğimiz şey,Yahudilerin Türk olması kadar.Türklerin de Yahudi olduğuydu.Kardeş olan bu iki kavmin,yirmi yüzyıl boyunca,göçlerle,birbirlerine kavuşmadan,ama hep birbirlerine teğet geçerek,gizli bir müziğin ritmiyle birbirleriyle dans eder gibi,birbirlerine mahkum umutsuz ikizler gibi dalgalanmalarını izlemek ne kadar,ne kadar ilginçti."

"Kimse Albertine'i tanımadığı,kimse Proust'u bilmediği için bu kadar sefil ve acıklı bizim ülkemiz,diye düşünürdü ihtiyar gazeteci."Bir gün Proust'u ve Albertine'i anlayacak birileri bu ülkede çıktığında,evet belki o zaman sokaklardaki bıyıklı ve yoksul insanlar daha iyi bir hayat yaşamaya başlayacaklar, belki o zaman,ilk kıskançlık anında birbirlerini bıçaklayacaklarına,Proust gibi sevgililerinin hayalini gözlerinin önünde nasıl canlandırdıkları üzerine hayale dalacaklardı."

 "Neşeli ya da hüzünlü ya da dalgın ya da düşünceli ya da kibar olmak istiyorsan,bu durumları tek tek bütün ayrıntılarıyla oynaman gerekiyordu yalnızca. Patricia Highsmith"

"Kendiniz olmakta güçlük çekiyor musunuz?"

"Severdim seni her zaman yürüdüğümüz sokaklarda,bir an sanki güneş o sabah batıdan doğmuş gibi yepyeni bir ışık ve yepyeni bir köşeyle karşılaştığımızda,sokakları değil,seni severdim."

"Kimse kendisi olamaz bu ülkede! Yenikler ve ezikler ülkesinde var olmak bir başkası olmaktır.Bir başkasıyım,o halde varım!"




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder