24 Ekim 2012 Çarşamba

BUKET UZUNER-SU






"İnsanların birbirlerini kolayca ve çabucak yargıladığı, kimsenin kimseye ayıracak vaktinin olmadığı, gözlerin sadece bayram etmek için baktığı ,dünyanın bir körler ülkesine dönüştüğü, acının ve sevginin pazarlandığı zamanlarda yaşadığını fark etmek ,hangi yaşta olursa olsun, yaşlanmaya başlamaktır. "sf 21

"Dünyanın herhangi bir yerinde ve herhangi bir yüzyılında yirmi beş yıl kadar yaşamış biri, cehennemin bu dünyada olduğunu artık öğrenmiş, insanlık tarihi boyunca insanın en büyük düşmanının yalnızca insan olduğunu da çoktan fark etmiş olmalıdır. Hepsi bu kadar!" sf 39

"Kalplerini gülümseme maskesi arkasına saklayarak daha fazla kırılmaktan korumaya çalışanlar, bir gün artık sahiden gülümseyemediklerini fark ederler. Çünkü artık gülüşün gerçek dürtüsünü ve rengini unutmuş böylece yitirmişlerdir. Unuttuklarımızı yitiririz! Ancak daha önce incinmiş olanlar, hüzünlü bir gülüşün arkasına saklanarak güvende olmayı unutma acısına tercih ederler çoğunlukla..." sf 43

"Memleketin yedi bölgesindeki bütün kızlar; ister kendini muhafazakar, ister modern kabul eden, ister insanın dişisine bayan veya açık gezmesine karar verilen ailelerde büyüsünler, sonuçta kızların hepsinin vardığı yer aynıydı; kadının diploması sadece ve sadece bir çeyiz olarak kabul görmekteydi. bir kadının kendine ait mesleği, parası ve hayatı olabileceği, felsefeye, matematiğe ya da şiire adayabileceği düşüncesi Türkiye de Kaf Dağı nın gerçekte var olmasından çok daha ütopikti ." sf 44


"Şamanlığa Asya "da kullandığımız ön Türkçe"de, Kamanlık ,Şaman" a da Kam veya Kaman derlermiş.Kamlar ya da Kamanlar her şeyden önce birer şifacı yani otacı denen bitkilerle ilaç yapan nasıl desem sanki o zamanın eczacılarıymış." sf 56

"Şamanlık Orta Asya "da yaşayan eski Türklerin, Moğolların ve başka birçok kavmin inancıdır. Zamanla bir geleneğe dönüşen Şamanlıkta evren gök, yeryüzü ve yeraltı olmak üzere üç bölümdür... Tektanrılı dinlerden önce Şamanizm "i benimseyen insanlar, bazı doğa güçlerine inanmış, su, hava ,ateş, toprak ağaç gibi öğeleri kutsal saymışlardır. İyi ve kötü güçlerle insanların ilişkilerini Şaman denen saygın bilgeler düzenlerdi." sf 57

"Türkler farklı ad verdikleri Şaman "a daha çok Kaman, Kam derlerdi. Kaman öncelikle kadındır, aydır ,dişildir, daha sonra erkekler de Kam olmuştur. Kamanlar söz sanatında yetenekli, feylesof insanlardır. Ozan has halk şairleridir.
Kam/anlarda atalarından geldiğine inanılan bir özel güç vardır. Bunlar zeki sağduyusu ve algılaması doğuştan güçlü çocuklar arasından seçilir. Bazı araştırmacılar pek çok dahi gibi Kamanların da epilepsisi olduğunu düşünürler. "sf 57

"Türklerin büyük bir kısmı Müslümanlığı ve bazıları da diğer tek tanrılı dinleri kabul edince, İslamiyet" le karşılaşan kaman geleneğinden Alevilik doğmuş derler. Bu yüzden Aleviler ,Kam Kamanlar gibi kadın ve erkek yan yana semah eder ,döne döne dua ederler -miş dedi tane tane ve usul usul ..." sf  60

"Şaman sözcüğü eğer yanlış hatırlamıyorsam, Hintçeden geliyor Batı dillerine de oradan geçiyor diye biliyorum ben. Henüz dünyada İslamiyet yokken 2000 yıl önce Asya"da ve Güney Sibirya"da yaşayan Türkler kendi Şamanlarına hiçbir zaman Şaman dememişler zaten. Başta Hunlar olmak üzere Altaylar, Saha Türkleri Şamanlarına "Kaman" diyorlarmış. Kadın Kamana Udagan olduğu gibi, Özbekler "Baksi", Kazaklarsa "Bahşi" Yakutlar "Oyun", Moğallar "Böğü", Karluk Türkleri "Sagun" derlermiş." sf 62

"Korkaklıklarımıza farklı bahaneler bularak başkalarını suçlamak bizi bir süre rahatlatır. Ancak çoğu zaman artık geç de olsa ölmeden önce mutlaka gerçeği fark ederiz." sf 70

"Uğursuzluk hep başkalarından ve onların davranışlarından kaynaklanıyor sananlar, hayatlarını aslında hiç tanımadıkları bir beden içinde geçirenlerdir." sf 73

"İnsanlar kendilerinden farklı, hızlı ve yetenekli olanlardan korkar, korkunca da bağırır ve çağırırlar, bu sözüm kulağına küpedir, hiç çıkarma." sf 80

"Dünya aradığını çok isteyenin bulmak, az isteyenin şikayet etmek, hiç istemeyeninse seyretmek için zaman harcadığı bir gezegen değil mi?"sf 101

"Yaşam demişti biri, düşünenler için bir komedi, hissedenler için bir tragedyadır."

"Türk mitolojisinde Hayat Ağacı "nın her yaprağı yeryüzünde yaşayan insanları temsil eder ve göremediğimiz öbür dünyadaki gelecek hayatına denk gelir. Düşen her yaprak onun temsil ettiği kişinin ölümüdür." sf 200

"Aşk insana kalbinin yerini öğretiyor." sf 217

"İnsan kendini aynada görmek istemeyecek kadar çok üzgün olduğunda yüzü onu terk eder ve bazen yıllarca geri dönmez. İnsanlar böyle zamanlarda aynaya baktıklarında kendilerini bulamazlar ve bu hayatlarının en kayıp zamanıdır." sf 224

"Pazartesi güzel gündür ,tazedir, başlangıçtır. Pazartesi ümittir. Pazar kurulmasının hemen ertesi günü olduğundan pazartesi bereketlidir." sf 311

"Beynimizin kullanmadığımız kısmı bizim sayılır mış? Özgürlük böyle soyut bir şey..." sf 325





3 yorum:

  1. "yaşam" demişti biri, "düşünenler için bir komedi, hissedenler için bir tragedyadır." merak edip baktım yeniden, bu ünlü sözü horace walpole söylemiş vaktiyle.

    s.70 diyorum bir de.

    YanıtlaSil
  2. bu yorumun içinde ayrıca teşekkür ederim aslında orada sayfa numarasını sonradan okuduğum gibi, kitaptaki gibi yazacaktım ve sözü araştıracaktım, sonraya bıraktım ama atlamışım.Yazarın da hoş bir şekilde belirtmesini isterdim.Zaten kitabın içerisinde okuyanlara ve okumayanlara dair yazarın bolca eleştirisi vardı ."Zaten biliyorsunuzdur" tavrıda vardı.Bu yüzden belirtmediğini düşünüyorum.:)) Bilmiyorum ne düşünüyorsun ama belirtse iyi olurdu sanki.:))

    YanıtlaSil
  3. ben çok duyardım bu sözü, ondan merak ettim özellikle. shakespeare'e atfedildiğini sanıyorum sıklıkla. veya oscar wilde.

    yazarın belirtmesi şart değil bence; şık bir ifadeyle aktarmış bize. ben olsam belirtirdim ama mesela bir yerlerde.

    YanıtlaSil