17 Temmuz 2016 Pazar

BOŞ KAYIK

Boş Kayık

"Yarın sabahtan itibaren içinde bulunduğun her şeyi boşaltmaya çalış; mutsuzluğunu,öfkeni ,egonu,kıskançlıklarını,ıstıraplarını,acılarını,zevklerini- ne buluyorsan, at gitsin."

"Hırslı olma,çünkü hırs yoluyla hep aşağı kalacaksın.Hırsısız ol ve gerçek üstünlüğe eriş.O üstünlük hakikidir,kanıtlaması veya başarılması gereken bir şey değildir,ona zaten sahipsin.Zaten orada- hep seninleydi ve hep de seninle kalacak.Senin gerçek varlığın üstündür ama orada hangi varlığın olduğunu bilmezsin.Kim olduğunu bilmiyorsun- kimliğini aramak,araştırmak,başkalarından üstün olduğunu kanıtlamak için bu kadar çaba bu yüzden.Kim olduğunu bilmiyorsun."

"Zihin daima en az dirençten yanadır.Bu yüzden akıllı insanlar asla sevemezler."

"Sevgi olmadığı için göstermeye gerek vardır.Ne kadar az seversen ,o kadar çok gösterirsin."

"Birisi olduğunu kanıtlamak istediğinde,herkesin egosunu incitirsin ve hepsi senin bir hiç olduğunu kanıtlamaya çalışacaklar."

"Planlama delisiyiz.Hayatı planlarız,ölümü planlarız ve planlama yoluyla kendiliğindelik yok edilir,güzellik yok edilir,bütün coşku yok edilir."

MÜKEMMEL MÜRİT

Mükemmel Mürit /OSHO


"Senin hasta olduğunu kim söylüyor? Sen kendinle ilgili hatalı fikirler taşıyorsun.Sana değersiz olduğunu kim söyledi? Sen muazzam bir değere sahipsin."

"Terapi sözcüğü" iyileştiren anlamına gelir.Ve ne iyileştirir? Sevgi iyileştirir.Sevgi terapidir."

"Eğer bastırırsan farkında olmaktan  korkarsın."

"Sen bilinçsiz olduğunda problemler yaratırsın.Bilinçsiz olmanın kendine ait bir dili vardır."

"Daha rahat,sakin,sessiz,kabul eden biri ol.Kişinin iyiyi ve kötüyü,başarıyı ve başarısızlığı,sevgi ve nefreti,her şeyi  kabul etmesi gerekiyor."

"Kendini izle.Aptallıklarını izle.Hayatınla ne yapıyor olduğun konusunda sürekli uyanık ol."

6 Haziran 2015 Cumartesi

MÜLKSÜZLER




" Her şey değişebilir, ama hiçbir şey yitirilmezdi. Eğer sayıları görebilirseniz bunu anlayabilirsiniz; dengeyi, şekilleri, dünyanın yapı taşlarını gördünüz. Ve onlar sağlamdı. "

" Erkeğin istediği özgürlüktür. Kadının istediği mülkiyettir. Seni ancak başka bir şeyle takas edebilirse serbest bırakır. Bütün kadınlar mülkiyetçidir."

" Düşüncenin doğasında iletilmek vardır: yazılmak, konuşulmak , gerçekleştirilmek. Düşünce çimen gibidir. Işığı arar, kalabaklıkları sever ,melezlenmek için can atar, üzerine basıldıkça daha iyi büyütür."

" Ama insan yaşlandıkça her zaman tümüyle mantıklı olmayan bazı güvenceler arıyor. Sürdürebilmek için."

" Kardeş bile rahatlatamaz insanı kötü saatte, karanlıkta,duvarın dibinde."

"... Ama hiçbir sonuca ulaşmayan çalışmasından sıkılıp fazla çalışmaya başladı.Her zamankinden fazla uyudu, yürüdü,okudu,kendi kendine sorunun yalnızca çok acele etmesinden kaynakladığını söyledi; yeni bir dünyaya birkaç ay içinde tümüyle hakim olunamazdı."

" Her konsere gitti, mümkün olduğunda yeni arkadaşlarıyla, gerekirse de onlar olmadan. Müzik dostluktan çok daha acil bir gereksinme, daha derin bir doyum duygusuydu."

" Eğer bir şeyi bütün olarak görebilirsen , dedi, hep güzelmiş gibi görünür.Gezegenler, yaşamlar... Ama yakından bakıldığında bir dünya yalnızca toz ve kayadan oluşur. Günden güne yaşam daha da zorlaşır, yorulursun, ritmi kaçırırsın. Uzaklığı ararsın- ara vermeyi.Dünyanın ne kadar güzel olduğunu görmenin yolu, onu ay gibi görmekten geçiyor.Yaşamın ne güzel olduğunu görmenin yolu ölümün bakış açısından bakmaktan geçiyor."

" Vermediğiniz şeyi alamazsınız,kendinizi vermeniz gerekir.Devrimi satın alamazsınız, devrimi yapamazsınız.Devrim olabilirsiniz ancak.Devrim ya ruhunuzdadır ya da hiçbir yerde değildir."

" Acıdan kaçarsanız coşku şansını da yitirirsiniz.Zevk alabilirsiniz, hatta zevkin türlü çeşidini alabilirsiniz, ama doyamazsınız. Eve dönmenin ne olduğunu bilemezsiniz.
 ... Doyum, diye düşündü Shevek, zamanın bir işlevidir.Zevk arayışı döngüseldir,yinelenir,zamandışıdır. İzleyicinin, heyecan arayanın, rastgele cinsel ilişkide bulunanın çeşitlilik arayışı hep aynı yerde son bulur.Bir sonu vardır.Sona erer ve yeniden başlamak zorunda kalır .Bir yolculuk ve dönüş değildir,kapalı bir çevrimdir ,kilitli bir odadır,bir hapishanedir."



BEDRUFİ'NİN NEFESİ


           
" Feylozoflar,pek üzerinde durulmasa da kendi dünyalarını zenginleştirmenin,hayata verdikleri önemin her alanını kurcalamanın ne anlama geldiğini,insana gerekli malzemenin ayrıntılarını çoktan keşfetmişlerdir.Sistemlerin dışladıkları bile tartışmanın içinde yer almayı başarmışlardır."

Cioran'dan :" İnsanların bana vermeyi çok istediklerini küçümseyerek,hor görerek güçlendiriyorum kendimi ve sadece tek bir iyilik istiyorum: onların gözünde hiçbir şey olmamak iyiliğini."

"Yolculuğunu sen yaparsın ama nereye kadar olduğunu kader belirler," der Goethe.

" İlk kez mikrofona geçtiğimde bir şey anlamamıştım da; ama sonra dinlerken irkildim, insanın kendi sesini de bilmediğini anladım."

Hobbes şöyle demişti: " Zihnin tüm neşesi, tüm canlılık,insanın onunla kendini kıyaslayarak yüksek görebileceği bir kimsenin varlığına dayanır."


"Ve ilk kez yaşadıklarımız her zaman şaşkınlığımız, çaresizliğimiz ve  geçmişten beslenemediğimiz anlardır. Onun için yanlış bir olaydan,benzemeyen bir manzaradan yararlanalım derken içinden çıkılmaz durumlara düşebiliriz.Bir anlamda,derinlemesine inersek birçok filozofun hayatının bu serüvenin içinde gizli olduğu görülebilir."

" O elinde sigarası,çayını yudumlarken bir tablonun içinde yer almayı seçti.Kahkası, yaralı gururu eşlik etti hepimize. Yaptığı hiçbir şey kişiliğini sarsmadı, benzemedi başkalarına . Güle güle Müslüm Baba... "

" Bazı kelimelerden, bazı kavramlardan ancak onlardan söz etmeden kurtulabilir sanki insan."

" Ruh, bedenle anlaşır ve susar..."

" İnsan bazen neden bildiği şeyleri herkesin okuyup farklı düşüneceğini sanır ? Neden kendisine başkalarından fazla güvenir? Belki de birilerine yamanmak için yapar bazı şeyleri. Belki de bir kitabı okuduğunda tadına varamaz bir türlü de ondan... Yoksa beyazlığın nasıl farkına varamaz?"

" İnsanın aradığı belki de her zaman güzel bir hikayedir. En acılı gününde sığındığın, konuştuğun ve ruhunu canladıran bir ışık kaynağı.Yağmur birikintilerinin içinde kendini korumuş,çamura dönüşmeden zor kelimelerle de olsa sana sunulmuş sıcak bir hediye.Hayattan bir kopuş ya da yoldan çıkış sırasında ulaşır size. Uykusuz bırakanlar en unutulmaz olanlardır."

" Rilke, mektuplarından birinde şöyle diyor: Anlamak yalnızlıktır çünkü..."

" Kaçamıyor insan, kendine ait sandığı dizelerden. Tek tek dolaşıyor hepsi; usulca giriyorlar rüyalarınıza."

" Birilerine yanlış yaptıklarını müzikle söylemek bile ne kadar yaralıyor bülbülü"

"... Aynı Henry Fielding' in şu deyişi gibi: Sizi yaraladığını bildiğinizden şüphelenen birisine, asla güvenmeyin."

" Her kelimede denize açılıyor sokaklar.Her kelimede sana dokunuyor korkularım.Bir yarış gibi olmasa da sen de varsın... Anlamak zorunda değilsin,dinlemek ve öğrenmek en iyisi..."



2 Haziran 2015 Salı

Mandarinler- SİMONE DE BEAUVOİR



"Bazı şeyleri zamanında feda edersek ileride bize açı vermelerini engellemiş oluruz."sf.44

"Siz de tüm diğer kadınlar gibisiniz.Yıldızlar gökyüzünde sabit kalsın isterseniz,kilometre taşları da yerli yerinde."sf45

"Edebiyat salt insanlar için yaratılmıştır,insanlar edebiyat için değil."sf51

"Çalışıyor durmaksızın birşeyler yapıyor... Haliyle gelecek  onun için geçmişten daha önemli .Yazıyor tabii mutsuzluk başarısızlık ölüm gibi kendi iradesi dışında kalan her şeye kitaplarında yer veriyor.Böylelikle de kendini bunlardan kurtarıyor.Benimse hiçbir tutunacak dalım yok!Yitirdiğimi bir daha asla bulamıyorum;yanlışlıklarımı hiçbir şey unutturamıyor."sf53

"Aptallık yalan haksızlık acı çevreme büyük bir kaos hakimdi.Hele o yıldan yıla haftadan haftaya hiçbir yere varmaksızın yinelenen günler ne büyük bir saçmalıktı yaşamak kırk yıl altmış yıl boşluk içinde yerinde sayarak ölümü beklemek demekti bunun içindir ki bu kadar büyük bir istek ve çabayla çalışıyordum salt kitaplar ve düşüncelerdi ayakta kalabilen.Bana gerçek görünen sadece bunlardı."sf57

"Var olan bir çözüm bir diğerinden iyiyse en uygun olanı o demektir."sf57

"içtenlik hedflenmesi gereken tek özgünlük bu olmalıydı kendine  koyacağı tek kural..."sf64

"Her aklı başında kişinin insanlığı mutlulğa götürecek olan tarihte rolünü gerektiği gibi oynamasıydı.Bu uyuma artık inanmıyorum.Geleceğe artık hakim değiliz ellerimizin arasından kayıp gidiyor ..."sf72

"Yaşamak için kimsenin kimseye gereksinimi yoktur."sf75

"İnsan sürekli olarak korku içinde yaşamayı sürdüremezdi.Yorulurdu en  sonunda..."sf81

"Önemli olan insanın kendisi olabilmesi...Tam anlamıyla kendisi olabilmesi yani ."sf89

"...Yoksulluk burada diğer kentlerdekinden daha mı fazlaydı yoksa insan zamanla acıya karşı katılaşacağına daha mı duyarlı oluyordu ?"sf110

"insan hiçbir şey yapmadğı sürece kendini bir şey sanıyor sonra işin içine girince salt kendi yazdıklarıyla ilgileniyor.Kendini başkalarıyla kıyaslamakla artık vakit kaybetmiyor."sf116

"Var olan beş duyumuzla algıladıklarımızdan öyle çabuk sıkılır ki insan !"sf119

8 Şubat 2015 Pazar

KİNYAS VE KAYRA

"Sosyal devlet dedikleri bana kalırsa Gestapo düzeninden başka bir şey olmayan sistemleri,sokakta biri düştüğünde ambulans gelene kadar,yerde yatanın kendileri olmadığı için şükretmelerinden ibarettir."

"İnsanın beklerken yapabileceklerinin sınırı yoktur.Bazıları devlet başkanı,bazıları sihirbaz,bazıları da deli olur sıkıntıdan.Bense en üstün yaratık olduğumu kanıtlamak için kendime,hiçbir şey yapmadan bekliyorum."

"Bütün  hayatımız boyunca beklediğimiz ve nereden geleceğini bilmediğimiz huzuru arıyoruz.Ve tükenmez huzur arayışımız hayatta kalmamızı sağlıyor."

"Aslında birbirini az tanıyan iki insanın arasındaki nefret ilk defa tanık olduğum bir durum değildi.Bazen tesadüfler böyle gerektirir.Cümlelerin hepsi duyulmaz.Her şey yanlış anlaşılır ve çözülmesi çok zor bir nefret iki adamın arasına gelir ve oturur."

"Deniz,adama kendisini ölümsüz hissettirir.Ve İngiliz kibiri buradan gelir."

"İnsan tercih eder.Öğrenmek ve mantığını çözmek arasında bir tercih yapar.Öğrenen insan her şeyi ezberler.Şarkı sözlerini,kitap isimlerini,büyük düşünürlerin doğum ve ölüm tarihlerini ezberler.Mantığını çözmeye çalışansa hayatın işleyişini kavramaya uğraşır.İsimlerin,tarihlerin bir önemi kalmaz.Birkaç temel bilgi yeter sanatın,hayatın mantığını çözmek için.İkinci gruptakiler hatırlamazlar.Sadece nedenleri bilirler.Ama hatırlamazlar aktörleri."

"Eğer bir önemi olsaydı gittiğim yerlerin,tanıştığım insanların,yaptığım uzun konuşmaların,hepsini teker teker dökerdim önümdeki kağıtlara.Farkım kalmazdı Balzac'tan.Hiçbir farkım kalmazdı Celine'den.Ağır bir dille yazılmış,özenle seçilmiş sıfatlarla dolu tasvirler kalınlığından,üzerlerindeki paçavraların dokumasına kadar her ayrıntıyı anlatırdım.Ama ben doğanın bana emrettiğini yapıyor ve unutuyorum.Bütün fazlalıkları unutuyorum.Şekilleri hatırlamıyor ve önemsemiyorum.Tek önemsediğim ve yazmaya değer bulduğum olayların mantığı.Başka bir şey öğrenmedim ben hayattan..."

"Yaşayarak intihar etmeyi seçenlere yardım edilemez.Bir stil meselesi."

"Kayra,"Ne kadar yalnızsan o kadar uzağa gidersin.Ne kadar terk edersen o kadar ölürsün" demiştik.Hatırlarsın...Seni Abidjan'daki otel odanda gördüğün rüyalardan uyandırdığım için pişman değilim...Ama bil ki, zihnin cehennemindir.Sonsuza kadar yaşayacak.Senin gibi.Öldüğünde ise sen orada olmayacaksın ne yazık ki!"

"Kendimi dinlemeye,duymaya çalıştım saatlerce.Elimden geleni yaptım.Ama hiçbir şey.Tek bir ses,tek bir fısıltı bile gelmedi kulaklarıma.Ne yapmak istediğini bilmemek kadar acı verici bir şey daha yoktur.Ne istediğini bilememek insana verilmiş en yırtıcı işkence  türlerindendir..."

"Mutsuzluğun nedeni başarısızlıktan gelmemeliydi,hele hayal kırıklığı asla gözyaşlarının nedeni olmamalıydı...Neden insanlar bir türlü anlayamıyorlar hayattan hiçbir şey beklememeleri gerektiğini,diye düşündüm."

"İnsanın en büyük hatası kendini seyretmemesidir.O kadar çok ilgilenir ki dekorla!"

"Neden insanlar yazdıklarını başkalarının da okumasını istiyordu? Neden yazdıklarını defalarca okuyup kendilerini daya iyi keşfetmeye çalışmak yerine başkalarının kendilerini keşfetmelerini tercih ediyorlardı?"

"Uyku.İnsana verilmiş tek mucize.Kendinden geçmek.Gözleri kapatıp huzura dalmak. Ve uyanıldığında yeniden başlamak."

"Soyluluk sadece şatolarda yaşamak değildi.İşte buydu.Sormamak!Sadece anlatılmak isteneni dinleyecek kadar meraka sahip olmak."

"Bazen normalliğin,bazı insanlara doğuştan verilmiş bir yetenek olduğunu düşünüyorum.Ve o zamanlar,terlemeye ve üşümeye başlıyorum."

"Kararlı bir ses tonuyla konuşan insanların,sorunlular üzerinde kurabilecekleri etkiler neredeyse sonsuzdur."

"İnsanın tek gerçek özgürlüğü yalnızlığıdır.Ve yalnızlığı küçük düşürense bağımlılıklarıdır."

23 Haziran 2013 Pazar

ALBERT CAMUS-MUTLU ÖLÜM



"Gökten yol alan küçük bir uçağın hafif mırıltısı iniyordu yere.Havanın bu ışıl ışıllığı,göğün bu verimliliği altında,insanların tek ödevi,yaşamak ve mutlu olmak gibi görünüyordu."sf28

"-Yoksulsunuz,Mersault. Bıkkınlığınızın yarısı buna dayanıyor.Öteki yarısıysa yoksulluğu saçma bir biçimde kabul etmenize." sf53

"Yalnız zaman gerekiyor mutlu olmak için.Çok zaman.Mutluluk da uzun bir sabırdır zaten.Ve çoğu kez,para aracılığıyla zaman kazanmak gerekirken,yaşamımızı para kazanarak tüketiyoruz." sf59

"-Öyle bir gün geliyor ki,insan olması gerektiği yerde olmak istiyor.Ama kimi kez yaşamak için,intihar etmekten daha çok cesaret gerektiyor." sf68

"Yaşamak için zaman gerekir.Her sanat yapıtı gibi yaşam da üzerinde düşünmeyi gerektirir." sf85

"İnsan her gün sevincini ele geçirmek zorundaydı." sf95

"İnsan insanın gücünü azaltır.Dünyaysa o gücü dipdiri bırakır." sf96

"Dünya her zaman ancak bir şey söyler:Önce hoşa gider, daha sonra bıktırır.Ama tekrarlar sayesinde başarıya ulaştığı bir an gelir ve direnmesinin ödülünü alır." sf107

"İyi günlerde yaşama güvenmek,onu da iyilikle karşılık vermek zorunda bırakır." sf108

"Gerçekten de dünyaya onun anlayabileceği bir yüz sunmak yeterli.Gerisi tembellik ve korkaklık.Bağımsızlık,ucuzundan birkaç iç dökme sözcüğüyle kazanılır." sf112

"Hiçbir zaman vazgeçme,Catherine.İçinde öyle çok şeye sahipsin ki,hepsinden soylusu da mutluluk duygusu taşıyorsun.Yalnızca bir erkeğin yaşamını bekleme.Onca kadın bunun için yanılıyor.Sen yaşamı bizzat kendinde ara." sf114

"İnan bana,büyük acı yoktur,büyük pişmanlıklar,büyük anılar yoktur.Her şey unutulur,büyük aşklar bile.Yaşamda aynı anda hüznün ve coşkunluğun bulunuşu bundandır.Olayları görmenin ancak belli bir yolu vardır ve zaman zaman ortaya çıkar.İşte bunun içindir ki,yaşamında büyük bir aşka,mutsuz bir tutkuya sahip olmuş olmak yine de iyidir.Bu en azından bizi çökerten nedensiz umutsuzluklar için bir korunmadır." sf118

"Nasıl ki sanatta bir noktada durmayı bilmek gerekir,bir yontuda artık dokunulmaması gereken bir an her zaman gelir ve bu açıdan akılla açıklanamayan bir istenç,öngürünün en incelikli olanaklarından daha çok işe yararsa, bir yaşamı mutluluk içinde tamamlamak için de akılla açıklanamayan küçücük bir şey gerekir.Olmayanlar,onu elde etmeli." sf124

"Daha uzun ya da kısa süre mutlu yaşanmaz.Mutlu olunur!Bir nokta! Ve ölüm de hiçbir şeyi engellemez- o da bir mutluluk kazasıdır bu durumda." sf 132

"Ölme korkusu,insanın içindeki yaşayan şeye olan sınırsız bağlanmayı açıklıyordu." sf146

"Ve ölüm,boş yere susuzluğunu gidermeye çalışan yolcuyu,sonsuzluğa dek sudan yoksun bırakma davranışı gibiydi." sf 146