"Sosyal devlet dedikleri bana kalırsa Gestapo düzeninden başka bir şey olmayan sistemleri,sokakta biri düştüğünde ambulans gelene kadar,yerde yatanın kendileri olmadığı için şükretmelerinden ibarettir."
"İnsanın beklerken yapabileceklerinin sınırı yoktur.Bazıları devlet başkanı,bazıları sihirbaz,bazıları da deli olur sıkıntıdan.Bense en üstün yaratık olduğumu kanıtlamak için kendime,hiçbir şey yapmadan bekliyorum."
"Bütün hayatımız boyunca beklediğimiz ve nereden geleceğini bilmediğimiz huzuru arıyoruz.Ve tükenmez huzur arayışımız hayatta kalmamızı sağlıyor."
"Aslında birbirini az tanıyan iki insanın arasındaki nefret ilk defa tanık olduğum bir durum değildi.Bazen tesadüfler böyle gerektirir.Cümlelerin hepsi duyulmaz.Her şey yanlış anlaşılır ve çözülmesi çok zor bir nefret iki adamın arasına gelir ve oturur."
"Deniz,adama kendisini ölümsüz hissettirir.Ve İngiliz kibiri buradan gelir."
"İnsan tercih eder.Öğrenmek ve mantığını çözmek arasında bir tercih yapar.Öğrenen insan her şeyi ezberler.Şarkı sözlerini,kitap isimlerini,büyük düşünürlerin doğum ve ölüm tarihlerini ezberler.Mantığını çözmeye çalışansa hayatın işleyişini kavramaya uğraşır.İsimlerin,tarihlerin bir önemi kalmaz.Birkaç temel bilgi yeter sanatın,hayatın mantığını çözmek için.İkinci gruptakiler hatırlamazlar.Sadece nedenleri bilirler.Ama hatırlamazlar aktörleri."
"Eğer bir önemi olsaydı gittiğim yerlerin,tanıştığım insanların,yaptığım uzun konuşmaların,hepsini teker teker dökerdim önümdeki kağıtlara.Farkım kalmazdı Balzac'tan.Hiçbir farkım kalmazdı Celine'den.Ağır bir dille yazılmış,özenle seçilmiş sıfatlarla dolu tasvirler kalınlığından,üzerlerindeki paçavraların dokumasına kadar her ayrıntıyı anlatırdım.Ama ben doğanın bana emrettiğini yapıyor ve unutuyorum.Bütün fazlalıkları unutuyorum.Şekilleri hatırlamıyor ve önemsemiyorum.Tek önemsediğim ve yazmaya değer bulduğum olayların mantığı.Başka bir şey öğrenmedim ben hayattan..."
"Yaşayarak intihar etmeyi seçenlere yardım edilemez.Bir stil meselesi."
"Kayra,"Ne kadar yalnızsan o kadar uzağa gidersin.Ne kadar terk edersen o kadar ölürsün" demiştik.Hatırlarsın...Seni Abidjan'daki otel odanda gördüğün rüyalardan uyandırdığım için pişman değilim...Ama bil ki, zihnin cehennemindir.Sonsuza kadar yaşayacak.Senin gibi.Öldüğünde ise sen orada olmayacaksın ne yazık ki!"
"Kendimi dinlemeye,duymaya çalıştım saatlerce.Elimden geleni yaptım.Ama hiçbir şey.Tek bir ses,tek bir fısıltı bile gelmedi kulaklarıma.Ne yapmak istediğini bilmemek kadar acı verici bir şey daha yoktur.Ne istediğini bilememek insana verilmiş en yırtıcı işkence türlerindendir..."
"Mutsuzluğun nedeni başarısızlıktan gelmemeliydi,hele hayal kırıklığı asla gözyaşlarının nedeni olmamalıydı...Neden insanlar bir türlü anlayamıyorlar hayattan hiçbir şey beklememeleri gerektiğini,diye düşündüm."
"İnsanın en büyük hatası kendini seyretmemesidir.O kadar çok ilgilenir ki dekorla!"
"Neden insanlar yazdıklarını başkalarının da okumasını istiyordu? Neden yazdıklarını defalarca okuyup kendilerini daya iyi keşfetmeye çalışmak yerine başkalarının kendilerini keşfetmelerini tercih ediyorlardı?"
"Uyku.İnsana verilmiş tek mucize.Kendinden geçmek.Gözleri kapatıp huzura dalmak. Ve uyanıldığında yeniden başlamak."
"Soyluluk sadece şatolarda yaşamak değildi.İşte buydu.Sormamak!Sadece anlatılmak isteneni dinleyecek kadar meraka sahip olmak."
"Bazen normalliğin,bazı insanlara doğuştan verilmiş bir yetenek olduğunu düşünüyorum.Ve o zamanlar,terlemeye ve üşümeye başlıyorum."
"Kararlı bir ses tonuyla konuşan insanların,sorunlular üzerinde kurabilecekleri etkiler neredeyse sonsuzdur."
"İnsanın tek gerçek özgürlüğü yalnızlığıdır.Ve yalnızlığı küçük düşürense bağımlılıklarıdır."